ÇEREZ UYARISI

Web sitesi, sayfalarımızın okunmalarını isimsiz temelde analiz etmek, sizlere daha okunabilir içerik oluşturmak, reklamları sizin ilgi alanlarınıza göre özelleştirmek amacı ile üçüncü taraf tedarikçilerin Çerezlerinin yanı sıra kendi Çerezlerini de kullanmaktadır. Gizlilik Politikamızda daha fazla bilgi bulunmaktadır. Bu web sitesini aktif şekilde kullanmaya devam etmekle Çerezler kullanmamızı kabul etmiş olursunuz.

Aşk Mı? Nesli Tükenmemiş Miydi Onun?

Aşk Mı? Nesli Tükenmemiş Miydi Onun?
Editör
Haber Editörü
Paylaş:
12 Nisan 2013 01:49

“ 'Aşk' sözcüğü zaten sözlükte 'sarmaşık' demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sa

“ 'Aşk' sözcüğü zaten sözlükte 'sarmaşık' demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sarmalarsa, aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri. Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda. Dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş.

Ben Mecnun, Efendim Hilleli Mehmet Fuzuli'nin dizelerinde yaşayan köle.. Çilek idim kazanlara attılar, kağıt diye pazarlarda sattılar. Hücrelerim iki tomarı doldurmuştu, Bağdat çarşısında iki koyuna takas edildim ve kendimi Hilleli lirik şairin kulu bildim. Onun evinde aşkı tanıdım, sonra acıya alıştım, aşk mektebinde yıllar yılı Leyla'yı çalıştım. Yalnızdım kitap oldum; dile geldim, söyledim, hitap oldum.

Ben Kays !.. O muhteşem köle !.. Ve sultanım Leylaa....”

İskender Pala’nın, Leyla ile Mecnun kitabında aşkı bir çileğin ağzından anlatışı. Çileğin kağıt, kağıdın şiir oluşu. Kays’ın Leyla’yla Mecnun’a dönüşü. Bin yıllık aşk, bin yıllık hasret. Kavuşamamak, kavuşunca Leyla’yı Leyla’dan saymamak. Kaç Leyla kaldı şimdi geriye? Kaç Kays bulunur Leyla’sı için Mecnun olacak dünden bugüne?

“Bazı şeyler çabuk biter. Sigara çabuk biter, çay, alarm kurulmuşsa uyku, bitmesin isteniyorsa, yol. Yarısında yakalamışsanız çok sevdiğiniz o şarkı çabuk biter. Sarılmış izliyorsanız film, hızlı yaşarsanız ömür, çok severseniz aşk. Bazı şeyler çabuk biter. “ Böyle işte artık Leyla Leyla değil, Mecnun Kays olduğuyla kalmış. Çabuk bitiyor aşklar. Sevgi dile geldiği gibi kayboluyor. Saklanıyor köşe bucak.

Çok severseniz gidiyor, az severseniz hiç sizin olmuyor. Ölümsüz aşklar ancak Yeşilçam’ın film afişlerinde karşımıza çıkıyor. Seviyor mu? Sadece eğleniyor mu? Öyle çok soru var ki aşkın sokaklarında gezinen, sevgi yürüyecek yer bulamıyor kendine.

Kaç gün sürüyor aşk acısı? Kaç kalp kırığı ediyor bir terk ediliş?  Karşılıksız sevda ne zaman “kara sevda” olmaktan çıktı? Platonik aşklar sadece daha gerçeğini bulana kadar mı?  En son kim aşkından vereme tutulmuş?  Paranın adı ne zaman aşk olmuş?

Daha güzelini daha yakışıklısını bulana kadar artık sevda denilen şey. Kısa ömürlü. Kimse kimse için dağları delmiyor mesela, prensesler pamuktan değil, prenslerin de beyaz atı yok. Prens atı satıp parasını içkiye yatırmış, prensesler uyanıp çoktan kuaföre gitmiş.  Rapunzel bile saçlarını modaya uygun kestirmiş.

Kibritçi kız köşeyi çoktan dönmüş, doğalgazlı evde yaşıyor artık. Pinokyo estetik olmuş, istediği kadar yalan söylüyormuş. Polyanna desen depresyon ilaçlarına bağımlı yaşıyormuş. Yedi cüceler yaşadıkları ormanı kesip, kereste ihracatına başlamış. Parayı bulunca da kimse bakmamış boylarına. Yedi cüce zengin olunca yedi kocalı Hürmüz’den beter olmuş.

Kimse kimseyi kandırmasın yani, kalmadı o eski masallar. Artık ekmek ya aslanın ağzında ya da zengin sevgilinin cüzdanında. Aşk dediğin karın doyurmuyor, kuaför masrafını karşılamıyor.

Geçelim bu tatsız sohbeti biz. Nesli tükenen dinozorlardan bahsetmek kadar manasız aşk. Dinozorlar bile daha inandırıcı geliyor. En azından National Geographic falan kalıntılarını gösteriyor dinozorların, iskeletleri falan görünce inanıyoruz. Hani aşka dair var mı bir kanıt?


Bu içeriğe tepki ver!

  • Alkış

  • Bayıldım

  • Komik

  • Düşünceli

  • Korktum

  • Kızdım

  • Kötü